Su eksikliği, sonbaharın serinliği ve bazen de soğuk havalar ağaçların yapraklarını etkiler.Yapraklar yavaş yavaş kurur, renk değiştirir ve sonunda dökülür. Yaprağın suya, havaya ve ışığa ihtiyacı vardır.Sonbaharda, köklerden gelen su az olduğu için yapraklara kadar ulaşmaz.Yapraklara yeşil rengi veren ve ağacın gerek duyduğu besini sağlayan klorofil, su eksikliği nedeniyle yok olur.Yapraklar sarı, kırmızı, kahverengi ve turuncu renk alır.Ağaç, susuz kalmamak için yapraklarını döker ve kışı dinlenerek geçirir. ...
Aynalar görüntümüzü ve ışığı yansıtır. Duvarlar ve sert yüzeyler ise sesleri ve gürültüleri geri gönderir. Bağırdığımızda birkaç saniye sonra sesimizi tekrar duyarız. İşte bu sese yankı adı verilir. Kısa bir ses ya da ses dalgası duvar, kayalık gibi sert bir engelle karşılaştığında kaynağına geri döner. Böylece kendi sesimizi tekar duyarız yani yankı oluşur. Ses, havada yaklaşık 350 metre hızla yol alır. Örneğin; bir kayalığa 175 metre uzaklıkta olduğumuzu var sayarsak, sesin yankısını yaklaşık 1 saniye sonra duyarız. Daha kısa mesafede sesi ...
Çam gibi bazı ağaçların, bitkilerin yaprakları güçlü dolduğundan dolayı kış aylarında dökülmez.Diğer ağaçların yaprakları ise sonbaharda dökülür ve ilkbaharda tekrar çıkar. Yapralarını, kışın koruyan ağaçların yapraları küçük boyda yada iğne şeklindedir.Bu yapraklar kışın dökülmez, çünkü sert ve kalındırlar.Üstleri cilalı bir tabaka ile kaplıdır.Çok az ışıkla bile ihtiyaç duydukları besini üretibilirler.Bu yapraklar yıllar boyunca yaşar ve daha sonra sararıp düşer.Ancak yaprakların hepsi bir anda sararıp düşmez.Böylelikçe ağaç hep yeşil kalı ...
Gelişmiş devletler, her geçen gün savunma ve askeri gücüne daha fazla yaptırım yapıyor.Özellikle Amerika, Rusya, Çin, Japonya ve İsrail gibi ülkeler daha iyi teknolojiye, daha çok orduya ve iyi bir savunma gücüne sahip olabilmek adına ülke bütçesinin çoğunu bu işler için ayırmaktadır.Oysaki dünyada kendini savunacak askeri gücü olmayan ülkeler vardır.Bu ülkeler şunlardır; Solomon Adaları, Kosta Rika, Samoa, Palau, Andora, Grenada, Marshall Adaları, Lechtenstein, Nauru, Vatikan ...
Bazılarımız kendini sandal, vapur veya gemi gibi deniz araçlarında iyi hissetmez. Genellikle başı döner ya da midesi çok bulanır. İşte bu duruma halk arasında "deniz tutması" denir. Araba veya uçakta yolculuk yaparken de böyle bir durumla karşılaşabiliriz. O zaman da "araba tuttu" ya da "uçak tuttu" deriz. İç kulakta bulunan vestibüler yapılar bize denge duyusunu verir. Güçlü dalgaların deniz aracını sallaması, iç kulağımızın işleyişinde sorunlar meydana getirebilir. Zira iç kulağı çok hassas olanlarda baş dönmesi, mide bulantısı veya kusma ...